Toplumun Gölgesinden Kaçmak (Rana Gülsüm Keleş)

 “Çünkü insan, birey olarak yalnız kendi kişisel hayatını değil, aynı zamanda, bilinçli veya bilinçsiz olarak, kendi çağının ve çağdaşlarının hayatlarını da yaşar...”

Thomas Mann’ın *Büyülü Dağ* romanında geçen bu söz, toplum hayatında
bireyin her ne kadar özgür olsa da toplumdan tamamıyla ayrılamayacağından
bahseder. Çünkü toplum, kendisini oluşturan bireylerin doğumlarından itibaren maruz
kaldığı bir gerçektir. Bu sebeple, insanı doğduğu toplumdan çıkarıp başka bir ülkede
başka bir topluma yerleştirsek bile toplumu insan içerisinden çıkaramayız. Örneğin:
Almanya’ya taşınmaya karar veren Ahmet, Almanya’da bir Alman olan Leah ile
evlenmesine rağmen asla gerçek bir Alman olamaz. Her daim, istese de istemese de
içindeki Türklüğü hissettirecektir. Gelelim Ahmet ve Leah’in kızları Sofie’ye. Babası
Türk ve annesi Alman olan Sofie, her ne kadar Türkiye’de yaşamasa da Türk
kültürünün örf ve adetlerinin baskılarını üzerinde hissedecektir.

Kimi zaman toplum, bir bölgede yaşayan insanlar olmaktan çıkarak bir çeşit
hayat gerçekliğine dönüşür. Buna örnek olarak örf ve adetleri verebiliriz. Örf ve
adetlerimiz, bizleri ölümümüze kadar takip edecek olan gölgelerimiz gibidir. Örneğin,
her ne kadar çağımıza aykırı bir birey olsak da, kendi yaşıtımız olan ve çağın genel
düşüncesi olarak görebileceğimiz fikirlere sahip insanlarla bir araya geldiğimizde
kendimiz olmaktan çıkıp hiç olmadığımız bir insan gibi davranırız ve diğer insanları
eleştirmeye başlarız. Bu eleştirileri dile getirmenize gerek yoktur; sadece
düşünmemiz bile bizlere bu genel yargılardan kaçamayacağımızı gösterir.

Sonuç olarak, bulunduğumuz toplumdan ne kadar uzaklaşırsak uzaklaşalım,
ne kadar aykırı davranmaya çalışırsak çalışalım, bizler, aklımıza doğumumuzdan
itibaren zoraki olarak sokulmuş çağın genel düşüncelerinden kaçamayız.

Yazar: Rana Gülsüm Keleş, 63

Comments

  1. Ellerine sağlık rana, konuyu çok güzel yorumlamışsın bende sana katıkıyorum

    ReplyDelete

Post a Comment

Popular posts from this blog

Bu Bir Cinayettir (Defne Ada Akagündüz)

Yoksulluk, Pandemi vs. İle Karşılaştırıldığında, Çevre Konusu Daha Büyük Bir Kriz Midir? (Senem Eltun)

Akıl (veya bilinç) İnsan Türü İçin Bir Yara mıdır Yoksa Bir Nimet mi? (Şerifegül Tongul)